“Herkes gönül rahatlığıyla bu Vakfa bağış yapsın...”

27/12/2016

VAKFIMIZDAN GÜNCEL HABERLER

27.12.2016

24.11.2016

06 Nisan 2016 tarihinde vefat eden, hayatı boyunca genç öğretmenlere örnek olan Bağışçımız Merhume öğretmen Nermin Eroğlu Sekban’ı Öğretmenler Günü’nde şükranla anıyor, tüm öğretmenlerimizin bu mutlu gününü tekrar kutluyoruz.

Merhume bağışçımız ile sağlığında yapılan ve 26 Kasım 2014 tarihinde yayınlanan röportajı tekrar yayınlıyoruz.


26.11.2014

TSK Mehmetçik Vakfı bağışçılarından Nermin Eroğlu Sekban, mesleği olan öğretmenlikten emekli olduktan sonra öğrencilere yardımlarına TSK Mehmetçik Vakfı aracılığı ile devam ediyor. 



Bize kendinizden bahseder misiniz?

26 Aralık 1926 yılında Samsun’da dünyaya geldim, burada yetiştim. İlkokul ve ortaokul eğitiminden sonra iki sene Kız Meslek Enstitüsünde okudum. Okul bittikten sonra dört sene evde oturdum. Daha sonra “Gezici Türk Kadınları Kurs Öğretmenliği”ne müracaat ettim. Başvurum kabul edildikten sonra iki aylık kurs sonunda Elazığ’ın Hazar nahiyesine atandım. Elazığ’da bir dönem çalıştım. Sonra o nahiye içindeki başka bir köye atandım. Köyde iki yıl görev yaptıktan sonra Samsun’a tayin oldum. Samsun’un çeşitli kazalarında görev yaptım. En sonunda da onaltı yılı tamamladıktan sonra tekrar benden Ankara’ya, Kız Sanat Öğretmen Okuluna gitmem istendi. Pek gitmek istemiyordum, “yapamam diye çok ısrar ettim. Okul müdürüm “Yapamazsan ne kaybedeceksin, sen yine öğretmensin” diyerek beni ikna etti. Dilekçe ile Ankara’daki imtihana müracaat ettim ve kabul edildim. Bu kabulün sonunda 1967’den 1969’a kadar iki yıl Ankara’ da görev yaptım. Görev süremi tamamladıktan sonra Malazgirt’e Kız Akşam Sanat Okulu müdürü olarak tayin oldum. Orada okulu ben kurdum ve bütün eksiklerini tamamladım. Okulun tamamlanmasından sonra kayıt olmaya gelsinler diye öğrencileri beklemeye başladım fakat hiç gelen olmamıştı. Malazgirt’ de bir tanıdığım ile beraber evleri teker teker dolaşmaya ve kendimi ve okulu tanıtmaya karar verdim. O zamana kadar toplam üç öğrenci okula kayıt yaptırmışken; kendimi ailelere tanıttıktan sonra bir günde tam otuz üç öğrenci okula kayıt yaptırmıştı. Çok mutlu olmuştum. Malazgirt’te bir dönem çalıştım. Bir dönem sonra Samsun’un Bafra ilçesinde bulunan Kız Akşam Meslek Okuluna tayin oldum. Bafra’da sekiz sene görev yaptıktan sonra Samsun’a döndüm. Dikiş hocası olarak Samsun’da beş yıl görev yaptım ve 1 Ocak 1982 tarihinde emekli oldum. 
Emeklilik dönemimde çeşitli derneklere üye oldum ve aktif olarak görev aldım. Güçsüzleri Koruma Derneği, Yaşar Doğu Çocuk Esirgeme Kurumu ve Bafra Okul Derneği gibi dernekler bunlardan bazılarıdır.
Babam Samsun’da ticaret yapan bir çay tüccarıydı. 1942 senesinde çay işleri TEKEL’ e geçince babamın işleri eskisi gibi olmadı ve işini kapatmak zorunda kaldı. Her ailede olabileceği gibi o dönemde bazı maddi sıkıntılar çektik. Ama sonradan da çok şükür ben okudum ve öğretmen oldum. Benim arkamdan da kız kardeşim Yurdanur okudu ve enstitüyü bitirdi. Ziraat Bankasında işe başladı 1959 senesinde emekli oldu. Annem ev hanımıydı. İki kız, bir erkek olmak üzere toplam üç kardeştik. Erkek kardeşim 23 yaşında vefat etti. Şu anda kız kardeşim ile beraber aynı evi paylaşıyoruz.
Yemek yapmayı çok severim. Okuyan çocukları çok severim. Gücümün yettiği ölçüde onlara katkıda bulunmak istiyorum. 

Mehmetçik Vakfı ile ilk nasıl tanıştınız?

Sağlık sorunlarımın olduğu bir dönemdi. Rahatsızlığım sırasında bir sağlık kuruluşuna muayene olmaya gitmiştim. Doktor bey rahatsızlığım ile ilgili çeşitli testler yaptırmamı istedi. Testleri yaptırmaya gittiğim yerde bir beyle tanıştım. Kendini bana tanıttı. Kendisi Samsun Askerî Hastanesi Başhekimi Tbp. Alb. Ali Galip Köneçoğlu idi. 
Ben yıllardır Mehmetçik Vakfını düşünüyordum. Hep içimdeydi. “Dairemi Mehmetçik Vakfına nasıl bağışlayabilirim? Avukata mı danışayım? Ya da vasiyet mi yapayım?” diye kendi kendime düşünüyordum. Ali Galip Bey ile tanıştıktan sonra asker olması sebebiyle kendisine bir şey danışmak istediğimi söyledim.
“Ben Mehmetçik Vakfına evimi bağışlamak istiyorum ne yapabilirim?” diye kendisine danıştım. Kendisi beni Mehmetçik Vakfının o dönemki Samsun Temsilcisi olan E. Alb. Mustafa Baş ile tanıştıracağını ve gerekli bilgilerin tarafıma iletileceğini söyleyerek bana yol göstermiş oldu.
Birkaç gün sonra evde otururken telefonum çaldı. Bir hanım, Mehmetçik Vakfı Samsun Temsilciliğinden aradığını söyleyerek kendini tanıttı. Beni evimden alarak tanışmak ve bilgi vermek amacıyla temsilciliklerine davet ettiler. Mehmetçik Vakfının bağış işlemleri hakkında bilgi verdiler.
Aslını sorarsanız öncesinde çok detaylı bilgim yoktu Mehmetçik Vakıf hakkında. Sizlerle tanıştıktan sonra ve işin içine girince bu Vakfın önemini; derinliklerini ve insana verdiği sevgiyi daha iyi anladım ve doğru bir karar verdiğimi bir kez daha gördüm.
Mehmetçik Vakfına bağışladığım gayrimenkulü, 1963 yılında eşimin vefat etmesinin ardından maddi herhangi bir ihtiyacım olmadığı için 25 yıl boyunca boş olarak saklamıştım. Çevremde bulunan insanlar bana sürekli olarak gayrimenkulü satmam ya da kiraya vermem konusunda telkinde bulunuyorlardı. Ama ben kararımı vermiştim. Mehmetçik Vakfına gayrimenkulü intifalı olarak bağışlamak üzere başvuru yaptım. Yaptığımız görüşmeler esnasında, Temsilciliğin Samsun’da kiralık bir dairede faaliyetini yürüttüğünü öğrendim. Düşündüm ve kararımı değiştirerek gayrimenkulümü Mehmetçik Vakfının Samsun Temsilcilik Ofisi olarak kullanılmak üzere 15 Kasım 2007 tarihinde şartsız olarak bağışladım. Mehmetçik Vakfı ile ilk tanışmam bu şekilde oldu. 

Böylesine önemli bir bağış için neden Mehmetçik Vakfını tercih ettiniz? Vakıf sizin için ne ifade ediyor? 

Ben öğretmenlik yaptığım süre içerisinde askerîyeden çok yardım gördüm. Bana hep destek oldular. Arka çıktılar Malazgirt’te, Ankara’da, Bafra’da... Görev yaptığım yerlerdeki askerî personel ve aileleri öğretmen olmam sebebiyle nereye giderlerse gitsinler hep beni çağırıyor ve götürüyorlardı. İçimde küçüklüğümden beri askere karşı bir sevgi vardı. Her aile gibi bizi de ailemiz asker sevgisiyle yetiştirdi. Ben de onlara olan borcumu en iyi ve en güzel şekilde ödeyebilmek için bu yolu tercih ettim. Mehmetçik Vakfının Mehmetçiklerimize ve ailelerine yaptığı yardımlara bu şekilde küçükte olsa bir katkı yapmak istedim. İmkânlarım ölçüsünde de halen yardım yapmaya devam ediyorum ve edeceğim.

Vakıftan yardım alan şehit ailelerimiz ve/veya gazilerimizle yahut onların çocuklarıyla iletişiminiz oluyor mu?

Geçen süre içerisinde birçok şehit ve gazi ailesi ve çocuklarıyla tanışma fırsatım oldu. Mehmetçik Vakfının çeşitli organizasyonlarında bir araya geldik ve onlarla dertleşme, sorunlarını dinleme fırsatım oldu. Mehmetçik çocukları ile sürekli olarak irtibatta bulunduğum kişiler var. Şehit çocuğu Mustafa, gazi çocuğu Esra bunlardan sadece birkaç tanesi… Doğum tarihi sebebiyle Mehmetçik Vakfının yardım planından yararlanamayan; fakat üniversite öğrenimine devam eden bir gazi çocuğuna elimden geldiği ölçüde maddi destekte bulunmaya çalışıyorum. Onların eğitimine ufakta olsa katkıda bulunabilmek beni çok mutlu ediyor.

Dergimiz aracılığı ile hem diğer bağışçılarımıza hem de yardım alan Mehmetçik ailelerine neler söylemek istersiniz?

Hayırsever vatandaşlarımız Mehmetçik Vakfına hiç düşünmeden gelip, gönül rahatlığıyla bağışlarını yapsınlar ve benim gibi bu hazzı yaşasınlar. Kısaca ifade etmek gerekirse “Türkiye Mehmetçik’e, Mehmetçik Türk Milletine Emanettir.”

24 Kasım 2014 tarihinde bağışçımız emekli öğretmen Nermin EROĞLU SEKBAN'ın Öğretmenler Günü'nü kutladık.

SON HABERLER