"Şehit babamla aramdaki bağı Mehmetçik Vakfı sağlamlaştırıyor"

07/01/2015

VAKFIMIZDAN GÜNCEL HABERLER

07.01.2015

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Melek Yavuz...

Benim hayatıma küçük bir pencere açan bu yazıyı okuyan herkese merhaba; ben Melek Yavuz ve bu da benim ufak hikâyem.

Kendisi akciğer kanseri olduğu için ölmeden önce oğlunu evlendirmek isteyen Aziz Yavuz (ki kendisi dedem olur) bu kararını hemen uygulamaya koyar. Böylece babama askerlik için çağrı geldiğinde onun bir yaşında "Melek" isimli kızı vardır.

Bundan bir sene sonra babam, babasının vefat ettiği tarihte doğan oğluna da onun ismini verir. Kardeşim Mehmet Aziz Yavuz’un doğumunun üzerinden bir ay geçmiştir ki babam, kader ve görev arkadaşlarıyla katıldığı Kuzey Irak operasyonundan diğer 10 arkadaşı gibi memleketine yürüyerek değil, gurur ve hüzün dolu gözyaşları arasında sırtlarda taşınarak gelir. Türkiye’deki binlerce şehit ailesi gibi bizim hikâyemiz de yeniden başlar.

Babamla aramıza toprak girdiğinde ben 2.5 yaşındaydım. Ne yazık ki babama dair anılarım hep ailemin anlattıklarına göre kafamda şekillenenlerden ibaret. O zamanlar sürekli babamın ne zaman geleceğini sorarmışım. Zamanla daha az sormaya başlamışım. Hatta babamdan bahsettikleri zaman annem ağladığı için eve gelen misafirleri kovuyormuşum. Üç - dört yaşlarında bir çocuk ne kadar kovabilirse işte. Ama hala babamı bekliyormuşum. Çünkü kimse bana babamın öldüğünü söylemeye cesaret edememiş. Ben, dört yaşındayken zamanın cumhurbaşkanlarından olan Turgut Özal’ın ölüm yıl dönümü anmak için onun tabutunun bayraklara sarılı fotoğrafını televizyonda gösterdiklerinde ben de babaannemin elinden tutup, onu annemin yatak odasına götürmüşüm. Babamın askerlik fotoğrafı ve bayraklarla sarılı tabutunun fotoğrafının bir arada gösteren duvara sabitlenmiş çerçeveli gazete parçasını babaanneme göstererek ‘Babaanne bak babam ölmüş’ demişim.

Zaten hayatımın bundan sonrası kabullenmenin getirdiği koca bir boşluk gibi. Bu boşluğu bir nevi dolduran da unutulmamak. Bizden ziyade şehitlerimizin unutulmaması... Mehmetçik Vakfının en sevdiğim tarafı da bu işte. Onların ilgisi ve yakınlığı sayesinde bu boşluğu dolduruyoruz. Ben ve babamızı tanıma fırsatını bile bulamayan kardeşimle, babamız arasındaki bağı daha da sağlamlaştırıyor Mehmetçik Vakfı.

Mehmetçik Vakfı ile tanışmam ilköğretim yıllarımda oldu. Gerçi o zamanlar bizim için ne ifade ettiğini tam olarak anlamamıştım. Her bayram gelen bayram mesajlarını gördükçe ya da karne mutluluğumuzu Mehmetçik Vakfı ile paylaştıkça, kalbimdeki değeri daha da artıyordu. Mehmetçik Vakfı maddi ve manevi olarak her zaman yanımızdaydı. Bizim için sorunlarımızı hafifleten mutluluklarımızı çoğaltan bir aile üyesi olmuştur Mehmetçik Vakfı... İnanıyorum ki sadece bizim için değil Mehmetçik Vakfı’nın kucakladığı bütün şehit aileleri için geçerlidir bu durum.

Şimdi İstanbul Tıp Fakültesinde okuyorsam, ailemle birlikte İstanbul’ da yaşıyorsam, hayatımdan memnunsam ve unutulmamanın verdiği sevinci yüreğimde taşıyorsam bunda Mehmetçik Vakfının katkısı büyüktür. Ben de Türkiye’nin dört bir yanında Mehmetçik Vakfının sevgisini ve saygısını kalbinde taşıyan yüzlerce şehit çocuğundan sadece birisiyim. Bizi daha mutlu yarınlara hazırlayan bu vakfa sonsuz saygı ve sevgilerimle…

İYİ Kİ VARSINIZ


SON HABERLER